Category: Sinema

8 yeni film gösterimde


Ateşli Oda: ‘Roma’da bir otel odasında iki kadın, ruhlarına işleyecek bir deneyim yaşıyor’

Bu hafta, kariyerinin parlak günlerini yaşarken geçirdiği kazayla spor yaşantısı sona eren kalecinin yaşadığı dramı konu alan ”Kaledeki Yalnızlık”ın da aralarında olduğu 8 film vizyona girdi.

Volga Sorgu’nun yönettiği ve Numan Çakır, Özlem Tekin, Tolga Sarıtaş ile Nur Sürer’in oynadığı ”Kaledeki Yalnızlık” filmi, dram sahneleriyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Filmin konusu şöyle: ”Nurettin, futbolda parlak dönemler yaşarken geçirdiği trafik kazası sonucu eşini ve geleceğini kaybetmiştir. Onu hayata bağlayan tek şey oğlu Feyyaz’dır. Nurettin’in eniştesi bir lunaparkta çalışmaktadır. Almanya’dan gelen Zenoş Teyze ise sıcaklığı ile eve ayrı bir renk katmaktadır. Ünlü futbolcu Ümit Karan, Zenoş Teyzenin Almanya’dan çocukluk arkadaşıdır.”
    
SEVİMLİ CÜCELER CİNO VE JÜLYET

Kelly Asbury’nin yönettiği ve Halil Ergün, Sercan Gidişoğlu, Özge Çatıkkaş ile Canan Kılıç’ın seslendirdiği, ”Sevimli Cüceler Cino ve Jülyet (Gnomeo & Juliet)” animasyon filmi, sinemaseverlerle buluşacak.
     
X-MEN: BİRİNCİ SINIF

Matthew Vaughn’un yönettiği ve Jennifer Lawrence, James McAvoy, Michael Fassbender ile Rose Byrne’nin oynadığı ”X-Men: Birinci Sınıf (X-Men: First Class)” filminin, serilerindeki aksiyon sahneleri bu filmde de izleyicilerin dikkatini çekecek.

Filmde, insanların akıllarını okuyup, kontrol edebilen ve telepatik güçlere sahip Oxford mezunu Charles, kendisi gibi özel güçlere sahip kişilerin varlığını merak eder. Diğer mutantların varlığını keşfeden Charles, hepsini bir araya toplar ve dünya için en büyük tehlike olan Tom Cohen’i birlikte durdurmaya çalışır.
      
DEHŞET EVİ

Miguel Angel Vivas’nın yönettiği ve Guillermo Barrientos, Dritan Biba, Fernando Cayo ile Cesar Diaz oynadığı ”Dehşet Evi (Secuestrados-Kidnapped)”, gerilim sahneleriyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Filmde, yeni evlerine taşınan Joven ailesi, yerleşmeye başladıkları ilk akşam eve zorla giren üç kişinin şokunu yaşar. Aile fertleri, hayatta kalmak için yüzleri maskeli üç adamla evin içinde köşe kapmaca oynar.
       
GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL KADIN

Paolo Virzi’nin yönettiği ve Valerio Mastandrea, Stefania Sandrelli ile Claudia Pandolfi’nin oynadığı ”Gördüğüm En Güzel Kadın (La Prima Cosa Bella-The First Beautiful Thing)” filmi, trajikomik sahneleriyle dikkati çekiyor.

Filmde, kocasından şiddet gördüğü için iki çocuğuyla evini terk eden, güzelliği dillere destan Anna, 1970′lerin İtalya’sında oyuncu olmak için bir maceranın içine girer. 40 yıllık zaman diliminde geçen film, Anna ve iki çocuğunun yıllar içinde değişen hayatlarını, İtalya’nın değişen yüzünü de sergiliyor.
     
ATEŞLİ ODA

Julio Medem’in yönettiği ve Elena Anaya, Natasha Yarovenko, Enrico Lo Verso ile Najwa Nimri’nin oynadığı ”Ateşli Oda (Habitacionen Roma-Room in Rome)” filminin konusu ise şöyle: ”Yılın en kısa gecesinde, Roma’da bir otel odasında iki kadın, ruhlarına işleyecek bir deneyim yaşıyor. Bu gecenin sonunda, sabaha karşı bu iki kadın otelden ayrılarak ülkelerine dönüyor. Baş başa geçirdikleri 12 saat boyunca hayatlarını birbirlerine anlatan kadınlar, kayıp zamanın sürprizleriyle dört duvar arasında kalacak ve yeniden özgürlüklerine kavuşuyor.”
     
FELEKTEN BİR GECE DAHA

Todd Phillips’in yönettiği ve Bradley Cooper, Ed Helms, Zach Galifianakis ve Justin Bartha’nin oynadığı ”Felekten Bir Gece Daha (The Hangover II)filmi, komedi sahneleriyle izleyicilerin karşısına çıkacak. 

Filmde, Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Tayland’a gider. Las Vegas’taki unutulmaz bekarlığa veda partisinden sonra Stu, işini şansa bırakmayıp sakin bir düğün öncesi kahvaltısı yapmayı tercih eder. Hiçbir şey planladığı gibi gitmez.
      
KOĞUŞ

John Carpenter’ın yönettiği ve Amber Heard, Mamie Gummer, Danielle Panabaker ile Jared Harris’in oynadığı ”Koğuş (The Ward)” ise gerilim ve korku sahneleriyle sinemaseverlerle buluşacak.

Filmin konusu şöyle: ”Uyuşturucu bir maddeyle kendinden geçmiş olan Kristen, bir akıl hastanesine götürülmektedir. Genç kadının buraya neden getirildiğine dair en ufak bir fikri yoktur. Emin olduğu tek şey burada güvende olmadığıdır. Dört kadınla aynı koğuşta kalan Kristen, olayların göründüğü gibi olmadığını fark eder. Hastahaneden kurtulmanın bir yolunu bulmalıdır.”

AA

 

SinemaTV’nin yeni yüzü


SinemaTV yeni reklam kampanyası için Bedük ile anlaştı.

SinemaTV yeni reklam kampanyası için Bedük ile anlaştı.

Bedük’ün yeni albümünün çıkış şarkısı “” ile çekilen yeni reklam kampanyası, SinemaTV’nin yeni dönem projelerinin tanıtımında kullanılıyor.

“SinemaTV ile Hayatımız Film” başlıklı yeni reklam kampanyasında, hayatı bir film gibi yaşama konsepti ile yola çıkan SinemaTV, Bedük’ün “Ful Animasyon” şarkısını  reklam müziği olarak seçti.

SinemaTV Pazarlama Grup Başkanı Yaman Alpata “Bedük’ün yeni albümünün çıkış parçası ‘Ful Animasyon’, SinemaTV’nin canlı, eğlenceli, teknolojik ve aksiyon dolu dünyasını birebir yansıtıyor. Yakında “SinemaHemen” adını verdiğimiz bir servis ile SinemaTV izleyicileri yüzlerce filmin arasından istediklerini seçip anında izleyeme başlayabilecekler” dedi.

 

Yalan Dünya Türkiye’de


Fassbinder’in 1973 yapımı bilimkurgu filmi İstanbul Modern Sinema’da.

“Yalan Dünya’’, yenilenmiş kopyasıyla ilk kez Türkiye’de!

İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle, Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder’in en önemli yapıtlarından sayılan 1973 yapımı bilimkurgu filmi “Yalan Dünya”yı (Welt am Draht) Türkiye’de ilk kez gösterime sunacak. Alman televizyonu için restore edilmiş iki bölümlük  versiyonuyla ilk kez 2010 Berlin Film Festivali’nde beyazperdede gösterilen film, 2 Haziran Perşembe günü saat 17.00’de Almanca ve Türkçe alt yazılı olarak gösterime sunulacak.

“Yalan Dünya” (Welt am Draht), Sibernetik ve Gelecek Araştırmaları Enstitüsü’nün en önemli projesi, olan ve tüm politik, toplumsal ve ekonomik olayları öngören Simulacron 1 isimli elektronik bir canavarı, bazılarının kendi çıkarları için kullanmak istemesi üzerine iyi ve kötü arasında başlayan bir savaş üzerine kurulu.
 
Godard’ın pop art filmi “Alphaville”i, David Cronenberg’in esrarlı dünyasını, Kubrick’in “2001: Bir Uzay Macerası”ndaki sibernetik korkuları çağrıştıran “Yalan Dünya”, Fassbinder yapıtlarının acıklı ironisini içeriyor. Restore edilerek yeniden gösterime sunulması tüm sinemaseverlere büyük bir keşif olanağı sunuyor. 

“The Matrix” filminin popülerleştirdiği sanal bir gerçeklikte geçen filmde, Fassbinder yapıtlarının tanıdık oyuncuları rol alıyor. 205 dakikalık bu komplo hikayesinde, Sibernetik ve Gelecek Araştırmaları Enstitüsü’nün en önemli projesi, tüm politik, toplumsal ve ekonomik olayları öngören Simulacron 1 isimli elektronik bir canavardır. Bazıları Simulacron 1’i kendi çıkarları için kullanmak isteyince, iyi ve kötü arasında bir savaş başlar. Bu projenin yöneticisi Profesör Vollmer, gizemli bir şekilde intihar ettiğinde Dr. Stiller onun yerine geçer. Fakat Stiller’de de tuhaf semptomlar belirir. Acaba Stiller şizofren midir? Pek çok kişi öyle olduğunu düşünür – ta ki Stiller bir gün rutin bir bilinç aktarması sırasında Simulacron’un devrelerinde eski bir tanıdığını görene kadar.

 

Ceylan yurda döndü


Cannes’da ‘Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Yönetmen Ceylan ve film ekibi Türkiye’ye döndü.

64. Cannes Film Festivali’nde, ”Bir Zamanlar Anadolu”da filmiyle ”Jüri Büyük Ödülü”nü kazanan Yönetmen Nuri Bilge Ceylan ve film ekibiTürkiye’ye döndü.

Nuri Bilge Ceylan ve ”Bir Zamanlar Anadolu’da” filminin başroloyuncuları Yılmaz Erdoğan, Taner Birsel, Muammer Uzuner, Ahmet MümtazTaylan ile Ebru Ceylan ve Belçim Erdoğan THY’nin tarifeli uçağıylaNice’den İstanbul’a geldi.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Nuri Bilge Ceylan,”Cannes’dan ‘Büyük Ödül’ ile döndünüz duygularınızı alabilir miyiz?”sorusu üzerine ”Mutluyuz ekip olarak. Benim ilk deneyimim olmasa daekipteki birçok insanın bu ilk deneyimiydi.
Değişik bir deneyim oldu.Yıllardır filmle uğraşıyoruz tabii, sonunda böyle birşey olması hoşbirşey” dedi.
”Yarışmaya katılırken bir ödül bekliyor muydunuz?” sorusu üzerineCeylan, ”Herkesin bir ödül beklentisi olur ama bu işlerin belliolmadığını da biliyoruz, bu realitenin de farkındayız, şans” diyeyanıtladı.
Ceylan, ”Cannes’da Türkiye’nin ödül almasının nasıl karşılandığı ve negibi tepkiler aldığının” sorulması üzerine de, ”Bilmiyorum. Uyuduk,kalktık, buraya geldik. Basındaki yorumlara bakamadım” dedi.
Bundan sonra yeni bir projesinin olup olmadığının sorulması üzerine de Ceylan, ”Henüz net birşey yok” yanıtını verdi.
Nuri Bilge Ceylan ve film ekibi, Atatürk Havalimanı geliş katında basınmensuplarına birlikte poz verirken bazı yolcuların fotoğraf çektirmetekliflerini de kırmayarak birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. BİR DOKTOR VE SAVCININ GERİLİMLİ ÖYKÜSÜ
Yapımcılığını Zeynep Özbatur Atakan’ın üstlendiği, YılmazErdoğan, Taner Birsel, Muammer Uzuner, Ahmet Mümtaz Taylan’ın başrollerinde yer aldığı filmin çekimleri Keskin’de yapıldı.
Bosna Hersek ve Türkiye ortak yapımı olan ve Eurimages tarafındandesteklenen film, bir doktor ve bir savcının on iki saatlik gerilimlihikayesini anlatıyor.
Görüntü yönetmenliğini Gökhan Tiryaki’nin yaptığı, 2 saat 35 dakikasüren filmin senaryosunu, Ercan Kesal, Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylanyazdı.

CANNES’IN MÜPTELASI
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, bu yıl beşinci kez Cannes FilmFestivali’ne katıldı. Ceylan’ın Cannes Film Festivali tecrübesi, 1995yılında başladı. Ceylan’ın ilk kısa filmi Koza, 1995 yılında Cannes’dagösterildikten sonra, yönetmenin çektiği uzun metrajlı ”Uzak” filmi2003′te ”Büyük Jüri Ödülü”nü kazandı.
Ceylan, 2006′da ”İklimler” filmiyle Cannes’da  ”FIPRESCI” ödülünelayık görüldü, son olarak 2008 yılında, ”Üç Maymun” filmiylefestivalde ”en iyi yönetmen” seçildi. Nuri Bilge Ceylan, 2009 yılındada festival jürisinde yer aldı.

AA

 

Ceylan’a Cannes’dan ödül


Nuri Bilge Ceylan Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü aldı.

64. Uluslararası Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye ödülünü, ”The Tree of Life” filmiyle Terrence Malick kazandı.
    
64 Cannes Film Festvali’nde, ”Bir Zamanlar Anadolu’da” filmiyle Nuri Bilge Ceylan ve “Le gamin au vélo” filmiyle Eric ve Luc Dardenne kardeşler, ”Büyük Ödülü” paylaştı.
    
Woody Allen’ın yönettiği, “Midnight in Paris” adlı filmin yarışma dışı gösterimiyle 11 Mayıs’ta başlayan 64 Cannes Film Festivali, Fransız sinemacı Christophe Honoré’un ”Les Bien-aimes” adlı filmiyle sona erdi.
    
Festivalde Amerikalı yönetmen Robert de Niro’nun başkanlığını yaptığı jüri, Büyük Ödüle ”Bir Zamanlar Anadolu” ve ”Le gamin au vélo” filmini layık gördü.
    
Jüri ödülü, Française Maeiwenn’in “Polisse” isimli filmine verildi, en iyi senaryo ödülünü Joseph Cedar’ın “Footnote” isimli filmi aldı.
    
Festivalde en iyi yönetmen ödülünü, Danimarkalı Nicolas Winding Refn, “Drive” isimli filmiyle kazandı.
    
En iyi erkek oyuncu ödülünü ise Fransız Jean Dujardin, “The Artist” isimli filmdeki performansıyla aldı.
    
En iyi kadın oyuncu ödülüne Amerikalı Kirsten Dunst’ın “Melancholia” filmindeki rolüyle layık görüldüğü festivalde, ilk yönetmenlik tecrübesinin ödüllendirildiği Altın Kamera ödülünü de Pablo Giorgelli, “Las acacias” filmiye kazandı.
    
En iyi kısa film dalında ödülü, Maryha Vroda’nın çektiği “Cross Country” aldı, Belçikalı Wannes Destoop, “Maillot de bain 46″ isimli kısa filmi ile mansiyon ödülü ne layık görüldü.

CEYLAN: BU ÖDÜLÜ BEKLEMİYORDUM

Ödül töreninde konuşan Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, ”festivalde, filminin en son gösterilen filim olması itibarıyla ödül kazanmayı beklemediğini” söyledi.
    
Jüri üyelerinin festival sonunda yorgun olacağı ve filmi yeterince değerlendiremeyeceği kaygısı taşıdığını ifade eden Ceylan, jüri üyelerine bu ödülden dolayı teşekkür ettiğini söyledi.
    
Ceylan, yine filmin oyuncuları, yapımcısı ve tüm ekibe katkılarından dolayı teşekkür etti.

AA

 

Etiketler